Stok Fotoğrafçılık ve Fotolia




2013 yılından bu yana stok fotoğrafçılıkla ilgilenmekteyim. İlk üyeliğimi fotolia'da açtım. İlk başlarda bir kazanç olabileceğini düşünmüyordum. Ancak bir süre sonra sistemdeki 15-20 fotoğrafın satmaya başladığını ve 50 dolara ulaştığını görünce biraz iştahlandım. Ve dahası meslek olarak bile yapılabileceğinin hayalini kurmaya başladım... Sonra evdeki hesap çarşıya uymadı tabi. Ne kadar ekmek o kadar köfte hesabı düşündüm ve arşivimi sistem üzerine ekleme çabalarına giriştim. Ancak satan sadece belirli bir dosya sayısı oldu. Onun harici atıyorum 1000 dosyanın 900üne bakan eden satın alan olmadı...

Adobe stock ile birleşme kararı alana dek fotoliadan çok memnundum. Bir fotoğrafın 30 dolar civarına bile satıldığı oluyordu. Derken Fotolia kazançları kıstı. Adobe stock üzerinde sırf abonelik geliri üzerinden dosyalar satılmaya başlandı. Yani bir fotoğrafınız maksimum 2 dolar civarında satılabiliyor. Önceki oranlara göre çok acımasızca bir pay... 

Stok fotoğrafçılığa dair bir çok ipucu vs okudum araştırdım ama hala tam anlamıyla bir çözüm ve başarı sağlayamadım. Saatlerce uğraşıp çizdiğim bir vektör hiç satmazken rastgele çektiğim ve çok da zaman ayırmadığım bir karenin defalarca satılması nasıl bir yol çizmem gerektiği konusunda beni belirsizliğe sürüklüyor.

Sitelerde bu konuyla alakalı standart kalıp bilgiler dolu. Tag kullanımında siz satın alacak olsanız nasıl aratırdınız? sorusunun cevabını kullanarak tag yapmanız isteniyor. Aynı şekilde çekim içinde aynı soru ve cevabı sözde başarıya ulaştırıyor. Ama bildiğim şey şu ki bu o kadar basit değil.

Öncelikle arşivimde dolu fotoğraf var çok kazanırım diye düşünüyorsanız fazla iştahlanmayın derim. Çünkü bu gerçekten bu kadar basit değil. Sistem üzerinde başarılı olanları görebiliyorsunuz. İlk başta bu fotoğrafla benimkinin ne farkı var diyebilirsiniz. Bu bir ümit doğurabilir ancak isterse fotoğraflarınız aynı hatta sizinki daha iyisi olsun yine kaybedebilirsiniz. Çünkü farklı etmenler var. Bu etmenlerin en başında etiket gündem ve fotoğrafın ifade edebilirlik seviyesi geliyor. Bunları biraz açalım. Şöyle ki mesela aralık ayındasınız ve gündeme dair bir konu çalışmak istiyorsunuz. İlk aklınıza yılbaşı ile ilgili çalışmalar gelecektir. Ama aralık ayı yılbaşı konulu çalışmalar için geç kalınmış bir ay. Ekim ayından sonra böyle bir konuda çalışmanızın bir anlamı kalmayacak. Çünkü dergiler gazeteler işlerini çok daha öncesinden planlıyorlar bunun için çok önceden çalışmalarını hazırlıyorlar hal böyle olunca siz çalışmadan sonra ekleme yaparak baştan kaybediyorsunuz. Bir diğer mesele de etiket. Etiket girerken minimum ya da maksimum sayıyı doldurmak için aklınıza ne geliyorsa yazmaya başlamayın. Mesela etiket sayısı fazla olsun diye aktivite yazıp yanına bir de etkinlik diye ya da küf yazıp yanına bir de pas diye yazanlar var. Burada gereksiz etiket kullanımı sistem algoritması tarafından geri planlara itilmenize sebep olabilir. Bir diğer husus da ifade gücü. Günümüzde insanlar bir çok yayın aracıyla karşı karşıyalar. Hal böyle olunca önünüzden gelip geçen görselin hatti hesabı olmuyor.  Her şey çok hızlı değişiyor. Böyle olunca akılda kalıcı kendine çekici bir ifade gücü içeren görselin tercih edilmesi gayet tabidir. 

Yorumlar